Söyle n'oldu yine nasıl geldik buralara
Nasıl başladık sıfırları toplamaya
Elimizde birler de kalmayınca
Gözümüzü kan mı bürüdü yoksa
Ötekiler dedik, ötekini vurduk
Merhameti sanırım evde unuttuk
Bi' hiç uğruna yiten canlar için
Hep masumları sorumlu tuttuk
Önümüzü göremeyecek kadar körken
Taktığımız gözlüklerle
Uçmaya çalıştık yükseklere
Çevirip rotamızı gökyüzüne
Otuz kuşuz ayrı kafeslerde
Dört bir yana saçılmış küllerle
Sardığında alevler gökyüzünü
Saklayamayacak kimse yüzünü
Öfkeyi aldık, sevgiyi boğduk
Vicdanı da çoktan kapıya koyduk
Yalancıları kucakladık hep
Doğrucuyu dokuz köyden kovduk
Özgür hissettik kendimizi
Sandık ki zincirlerden kurtulduk
Ancak düşerken anladık
Kanatlarımızdı zincirler
Otuz kuşuz ayrı kafeslerde
Dört bir yana saçılmış küllerle
Sardığında alevler gökyüzünü
Saklayamayacak kimse yüzünü
Otuz kuşuz ayrı kafeslerde
Dört bir yana saçılmış küllerle
Sardığında alevler gökyüzünü
Saklayamayacak kimse yüzünü
Otuz kuşuz ayrı kafeslerde
Her bir yana saçılmış küllerle
Sardığında alevler gökyüzünü
Saklayamayacak kimse yüzünü