Elige una pista para reproducir
Kaybı yok melaikemin günahlar savrulur nasılsa
Bi karlı tarlanın tam ortasında akçıl iki aşık
Körpece dokunuşlar bir sürahi bağışıklık
Tenine damlayan sabahı kim söyledi
Şarkı yaptım ne zaman intihar etse şiir yazdım
Unutamadım soyumu sopumu fakat hiç aramadım da
Benzimden sarı belki sarı belki sarı belki sarı
Gerçek şu ki ben uzakların adamıyım
Kanla beslenen dünyaya insan sunan ahlak
Yakarışlara bir şey olur zayiattır var olmak
Şimdi bir söğüdün yavaşça ölmesini bekliyorum
Yıkılınca yerinde ölü bi yalnızlık doğucak
Kendimden beklentimse kendime zarar vermemesi
En çok korkutan bu dağı yıkan kendisi
Günah sergisi dudağım içinde en güzel resim
En feci şey ise canımın canından sıyrılması
Toprak artık sen kokuyor artık gitmemem gerek
Çekmeköyde yüzbin derviş doğuyor bilmemem gerek
İnceden sanki lethe yağıyor inceden yine
Tarlada bekliyorum gelmesen de beklerim yine
Ve kar devrim gocuğundan sarkar çocuğun
Canını yapraksız bi caymak alır korkunun kıyasla
Her masalda bir cadıyla konuştum unutma
Can zehri, elmadan fazlasıdır
Kayıp lafza ayıplanan her şey bana çıkar
Farklı baksam aynılar karşımda şeytan olucak
Sana baktım sana geldim kapıyı açmıcak mısın
Üşüdüğüme mi yanayım şimdi
Olmayan yağmur'a mı
Allah'ım kalbimde senden gelen bir yaşam var
Allah'ım beynim bu yaşamı darp ediyor durmadan
Allah'ım istemediğim her şey oldu sanki
Baktığımda dünya zindanında çok feci bişeydim
Dağda yalnız olan bendim kenti terk eden ben boş
Boş sokakta hayaletlere selam verip şol cinlerle gülümseyen
Tepegözün'de bir aşk hayatı var desem kaç kişi inanır
Her akşam ağlıyordu gizlice bi gözden ne kadar yaş gelirse
Zevki hep tadan benim zevki lime lime kusan
Senden hep kaçan benim hayatında köpek gibi dolanan
Kendime değen nazar benim benden hatıralar
Bi toprak aç içinde bileklerimle yat
Sağlıcakla Kal
Toprak artık sen kokuyor artık gitmemem gerek
Çekmeköyde yüzbin derviş doğuyor bilmemem gerek
İnceden sanki lethe yağıyor inceden yine
Tarlada bekliyorum gelmesen de beklerim yine
Ve kar devrim gocuğundan sarkar çocuğun
Canını yapraksız bi caymak alır korkunun kıyasla
Her masalda bir cadıyla konuştum unutma
Can zehri, elmadan fazlasıdır
Ve iz artık adımlaşır yavaşça
Yaşamak bi banknotun kontrol edilmesi kadar apaçık
Kar şarkılarının tarlaya haz dökerek yayılması
Yaşamak belkide ölmenin anahtarıdır
Belki de bu duygusuzluğun içinde bir kaç çivi kadar yalnız
Paslı meyveler kadar dokunaklı
Kim bilir
Yaşamak belki de hiç olmamıştır