Mürekkebi kurumuş bir göğün altında
Kendi gölgeme çarparak yürürken
Zaman avucumda bir kar tanesi
Ne tutabiliyorum ne vazgeçebiliyorum sızıdan
Rüzgar eski bir dilde fısıldıyor adını
Kırık bir pusula kalbim hep hiçliği gösteren
Yak şu kandili ruhun dehlizleri aydınlansın
Biz ki kehribar içinde hapsolmuş kelebekleriz
Kanatlarımız tozlu hayallerimiz kül
Yak şu kandili kalbin geçmişe aldırmasın
Biz ki kehribar içinde hapsolmuş kelebekleriz
Uçmayı unuttuk ama düşmekte ustayız
Aynalar yalan söylemez gerçeği büker
Gördüğün ben miyim yoksa başka biri?
Bir vapur kalkar zihnimin limanından
Yarım kalmış cümleler ve de veda sesleri
Külün içindeki o gizli koru bulana kadar
Yan! Yan ki sönmek nedir bilesin
Yak şu kandili ruhun dehlizleri aydınlansın
Biz ki kehribar içinde hapsolmuş kelebekleriz
Kanatlarımız tozlu hayallerimiz kül
Yak şu kandili kalbin geçmişe aldırmasın
Biz ki kehribar içinde hapsolmuş kelebekleriz
Uçmayı unuttuk ama düşmekte ustayız